Bugün aklımda olanları kağıda dökmek istedim
Ben bugün seni satırların arasında yok etmek istedim
Kalbimin her çarpışında, gözlerimden akan her damla yaşla
Seni yavaş yavaş kalbimin en derinine gömmek istedim
Şu batan güneş var ya
Onunla beraber gözlerimi de kapattım
Hayalini atacaktım gözlerimden
Avuçlarımda sıcaklığını hissetmeyecek
Burnumda o kokun artık tütmeyecekti
Yavaş yavaş kapattım gözlerimi sanki gözlerimde de gün batıyordu
Sanki göz kapaklarım direndi bir an için
Bir fırtınanın içine çekiliyor gibiydim
Korkunç bir boşluk etrafımı sararken
Bir an ellerimi sıktım sanki ellerin avucumda
Sonra anladım sen yoktun artık yanımda
Biliyorum yanağımdan şakaklarıma doğru süzülen bir damla yaş
Ne kadar aciz olduğumu bir kez daha anlattı sana
Ama boşvermişim ben
Son kez hayalini karşıma aldım
Ve o fırtınanın içinde konuştum onunla
Bağırdım,küfürler ettim,isyanlardaydım
Ama yine de kalbimdeki şu masum aşkı
Hiçbir nefret yok edemedi
Kalbimdeki nefret mi yoksa koca bir hayal kırıklığı mı?
Çözemedim birtanem
Ama ben seni hayalinle son konuşmamdan sonra
Kalbimin en derinine ittim
Söküp atamadım biliyorum
Sen orda beni yiyip bitiren bir kanser gibi kalacaksın
Ama atamadım işte, beceremedim
Kalbimin en kuytusunda loş bir ışıkta
Sen o sevgiyle hala duruyorsun
Ama ;
Her ne kadar sen beni yıkıp gitmiş olsan da
Bu kalbimdeki masum aşkı asla kirletemedin