|
Bahadır
|
 |
« : 11 Ekim 2008, 13:22:30 » |
|
Balkona çıkarsınız, şehrin ışıkları altında düşünürsünüz, yalnızsınızdır, kimse yoktur yanınızda, ya tek yaşıyorsunuzdur ya da evdekiler yatmıştır, aklınıza eski günlerin hatıraları gelir, belki eski dostlar, ya da başka biri ya da birileri, saatlerce sürer bu, taa ki uyuyana kadar, gecenin karartısı çöker üstünüze, yarınlar için sözler verirsiniz kendinize, belki de insanın en çok kendi kendine gaza geldiği anlardır bu anlar, işin güzel tarafı da kişinin bunun farkına varmamasıdır, sebepsizdir, anlamsızdır, nereden geldi şimdi bunlar aklıma dersiniz, bir boşluğa düşmüş gibi hissedersiniz kendinizi, kendinizle yüz yüzesiniz artık, dakikalar geçtikçe boğazınızda bir şeyler düğümlenmeye başlar. her insanın yaşaması gereken ve elbet bir yaşayacağı anlardır, yaş ister 18, 25, 35, 40 ya da 55 olsun hiç farketmez...
peki şimdi bu konuda sizlerin de düşüncelerinizi alalım, gece midir insanları hüzünlendiren yoksa insanlar mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen?
|